Irak, 12 yıllık DAİŞ karşıtı uluslararası koalisyon misyonunun 30 Eylül'de resmen sona ermesinin ardından yeni bir dönemece girdi. Bağdat yönetimi, ülke genelinde silahlı grupların silahlarını devlete teslim etmesi için 90 günlük bir takvim başlattı. Bu süreç, yalnızca askeri bir düzenleme değil, aynı zamanda Irak'ın siyasi haritasını da derinden etkileyecek bir güç paylaşımı mücadelesinin kapısını aralıyor. Ülkenin kuzeyinde pêşmerge birliklerinin tek çatı altında birleşmesi ve Şengal'de Êzidî özsavunma güçlerinin geleceği ise belirsizliğini koruyor.
Koalisyonun Sonu ve Yeni Askeri Denge
ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak'tan tamamen çekilme kararı, Haziran ayında duyurulan sürecin bir sonucu. 2014'te DAİŞ'in Musul'u ele geçirmesiyle başlayan uluslararası müdahale, Irak ordusunun yeniden yapılandırılması ve sahadaki terör örgütünün yenilgiye uğratılmasında kritik rol oynamıştı. Ancak koalisyonun ayrılması, özellikle Sünni bölgelerde güvenlik boşluğu endişelerini beraberinde getiriyor. Irak güvenlik güçleri, istihbarat kapasitesi ve hava desteği konusunda hâlâ dış yardıma ihtiyaç duyuyor. Bu boşluğun nasıl doldurulacağı, önümüzdeki ayların en kritik sorusu.
Silahların Devlete Teslimi: 90 Günlük Takvim
Bağdat'ın başlattığı 90 günlük takvim, yalnızca Haşdi Şabi gibi devletle ilişkili grupları değil, aynı zamanda peşmerge ve diğer yerel milisleri de kapsıyor. Irak Başbakanı, tüm silahlı unsurların meşru güvenlik güçleri çatısı altında toplanması gerektiğini vurguluyor. Ancak bu hedefe ulaşmak kolay değil. Özellikle İran destekli grupların silahlarını bırakma konusundaki isteksizliği ve ABD'nin bu gruplara yönelik baskısı, süreci çıkmaza sokabilir. Öte yandan, Sünni aşiretlerin ve Kürt grupların da kendi silahlı yapılarını koruma eğilimi, merkezi otoritenin zayıflığını gözler önüne seriyor.
Kuzeyde Pêşmerge Birleşmesi ve Şengal'in Kritik Durumu
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) uzun süredir devam eden siyasi bölünmüşlük, pêşmerge güçlerinin tek çatı altında birleşmesiyle yeni bir aşamaya geçti. KDP ve KYB arasındaki rekabet nedeniyle ayrı yapılar olarak faaliyet gösteren pêşmerge birlikleri, ortak bir komuta yapısına bağlandı. Bu birleşme, hem IKBY'nin iç istikrarı hem de Bağdat ile ilişkiler açısından önemli bir adım. Ancak birleşmenin ne kadar kalıcı olacağı ve silahların devlete teslimi süreciyle nasıl uyum sağlayacağı belirsiz.
Şengal (Sincar) ise ayrı bir hassasiyet taşıyor. 2014'te DAİŞ'in Êzidîlere yönelik soykırımının ardından bölgede oluşan özsavunma güçleri, şimdi geleceğini arıyor. PKK bağlantılı gruplar ile IKBY destekli güçler arasındaki rekabet, Şengal'in statüsünü daha da karmaşık hale getiriyor. Êzidîlerin kendi kaderini tayin etme talepleri, Bağdat ve Erbil arasındaki güç mücadelesinde kilit bir unsur. ABD'nin bölgedeki varlığını azaltması, Êzidî özsavunma güçlerinin geleceğini daha da belirsizleştiriyor.
Siyasi Yansımalar ve Olası Senaryolar
Koalisyon sonrası dönemde Irak'ın karşı karşıya olduğu en büyük risk, silahlı grupların siyasete müdahalesinin artması. Zaten mecliste temsil edilen Haşdi Şabi grupları, silahlarını bırakmak yerine siyasi güçlerini pekiştirme yoluna gidebilir. Bu da Irak'ın zaten kırılgan olan demokrasisini daha da zayıflatabilir. Öte yandan, genel seçimlerin yaklaşması, silah teslimi sürecini bir pazarlık aracına dönüştürebilir.
Ekonomik açıdan ise koalisyonun ayrılması, Irak'ın petrol gelirlerine olan bağımlılığını daha da artırabilir. Güvenlik harcamalarının yerel kaynaklarla karşılanması gerekecek, bu da bütçe üzerinde baskı oluşturacak. Ayrıca, yabancı yatırımcıların güvenlik endişeleri nedeniyle ülkeden çekilmesi, işsizliği artırabilir.
Bölgesel Aktörlerin Rolü
Türkiye, İran ve Suudi Arabistan gibi bölgesel güçler, Irak'taki gelişmeleri yakından takip ediyor. Türkiye, PKK'nın Irak'taki varlığına yönelik operasyonlarını sürdürürken, İran, Irak'taki Şii gruplar üzerindeki etkisini korumaya çalışıyor. Suudi Arabistan ise Sünni bölgelerde nüfuzunu artırma peşinde. Bu rekabet, Irak'ın iç işlerine dış müdahale riskini artırıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Irak'ta koalisyon güçleri tamamen çekildi mi?
Evet, 30 Eylül itibarıyla DAİŞ karşıtı koalisyonun görevi sona erdi ve askeri misyon tamamlandı. Ancak bazı danışman ve eğitim unsurlarının kalabileceği belirtiliyor.
Silahların devlete teslimi süreci ne zaman bitecek?
Bağdat yönetimi 90 günlük bir takvim başlattı. Bu süreç, tüm silahlı grupların Irak güvenlik güçleri çatısı altında toplanmasını hedefliyor. Ancak uygulamada zorluklar yaşanabilir.
Pêşmerge birleşmesi ne anlama geliyor?
KDP ve KYB'nin pêşmerge güçlerini tek çatı altında birleştirmesi, IKBY'nin askeri kapasitesini güçlendirmeyi ve Bağdat ile müzakerelerde daha güçlü bir pozisyon almayı amaçlıyor.
Şengal'de Êzidî güçlerin geleceği ne olacak?
Êzidî özsavunma güçleri, bölgede kalıcı bir özerklik veya Irak ordusuna entegrasyon arasında bir tercih yapmak zorunda. ABD'nin çekilmesi, bu kararı zorlaştırıyor.
Irak'ta yeni bir iç savaş riski var mı?
Uzmanlar, silahlı gruplar arasındaki rekabetin artabileceği uyarısında bulunuyor. Ancak tüm tarafların savaş yorgunluğu ve ekonomik çıkarlar, topyekûn bir çatışmayı şimdilik engelliyor.

